amina koyulasi kadinlar

acıklamaya göre;

http://www.youtube.com/watch?v=mm1q4dgxnrı

butun entrylerim cocugum gibi

hepisini yirim...

ne demiş sezen ablamız;

seni pamuklara sarmalar sararım
ne bedel isterim ne hesap sorarım.

eksi butonuyla sevisen cibiliyetsiz

aslında mousela sevisiyordur kendisi sadece nereyi tutturacagını ayarlayamıyordur...

<bkz: gaza geldi aşkımız>

halkimizin gelini

vardı sanki böyle halkımıza mâl olmuş bir gelin sanki kamyoncular tarafından..

ağlayayım mı, güleyim mi şimdi?

iclerine pipi kacmis kizlar

<bkz: taşşaklı hatun>

musluman gotu

sözü vardır;

''sıçta müslüman götü görelim'' diye.

sozlukteki bazi kizlarin kufretme aliskanliklari

cok ayıp birsey .mına koyim hic tasvip etmem ki ben böyle seyleri.
bayan dedigin oturaklı hanfendi olur ama diğ mi?
cok bozuldu lan bu kızlar..

yesil uzum

<bkz: izmir üzümü>

ivedik in the kadikoy

ivedikin selami ile dansı. sitedeki resimler perfect.

hayal

hayal ile gerçeklik arasındaki fark, ikisinin birbirine uymaması değildir gerçeklik ne ise odur : ne uygun ne aykırı -, asıl fark, hayallerin kendilerini gerçeklere uyduramamalarındadır.

hayalin gerçekte en çok çekemediği, durağanlık değil, değişkenliktir: kalıcı olan hayallerdir, gerçekler ise değişken..

hayal, gerçekliği hep istediği biçimde kurar, ama gerçek, hep kendi biçiminde oluşur.

işin kötüsü, hayal, kafasına dank etmiş, geçmiş gerçekleri bile yoğurur, biçimler, kendi istediği biçime sokar-

hayalin elinde en 'gerçek' gerçekler bile gerçekliklerini yitirirler: yani hayallar için, gerçeklere uyma yolu tümüyle kapalıdır.

hayal gerçeğe ulaşamaz - ulaşabilse bile, onu gerçek olmaktan çıkarır, hayal kılar.

hayal gerçeğe her gidişinde, onu kendisine aykırı olan olarak bulur: hayalin karşısında duran gerçek olarak.

okey sicak temas

iki tarafı da ateşe boğuyormuşş.. vuuuvuuuvuu.

http://www.maksimum.com/saglik/haber/52/215218.php

peynir gemisi

uzun zaman ortalıktan kaybolunca merak ediyormuş..
ona rağmen ne arayıp ne de soruyormuş sonra bir de sitem yapıyormuş..

kanarlarmıkiöyleikientryehııı?

kucuk iskender

çünkü aklım acıyor,
çünkü sevdiğime dokundukça bölünüyorum,
çünkü isyanım bir komplo,
çünkü alt katta biri dolaşıyor,
çünkü iktidardan iğreniyorum,
çünkü her masalda biraz bizden var,
çünkü temas en yüce din,
çünkü terk edenin sesi unutulur ilkin,
çünkü dönemem.
çünkü dönmez/dönemez,
çünkü titriyorum,
çünkü tren devrildi ölü çok,
çünkü ağrı bütün vucuda yayılıyor,
çünkü vurulduk,
çünkü kolaj zehri çoğulluyor,
çünkü suçu üstümüze aldık,
çünkü sanki teslim olduk,
çünkü kolay ölmeyeceğiz...

<bkz: balık burcu hikayeleri>

fotografa kafam girsin

naparsanız yapın eğer siz çekiliyorsanız zaten kafanız fotoğraftadır.. tespit.

bu ne perhiz bu ne lahana tursusu

aaa bildim ben bunuuu...

turgut özalın dilinden düşmeyen laf bu..

evet evet o..

bu ne bicim is bu ne bicim duzen bu ne lahana tursusu

aslının bu ne perhiz bu ne lahana turşusu olan özlü sözdür. baslıktaki ise bu sözün yandan yemişidir.

makrososyoloji

insanların ve toplumların ekonomik düzenlerinin, kurumsal yapılarının ve politik sistemlerinin incelenmesidir.

mikrososyoloji

insanların gündelik davranışlarının ve yüz yüze görüşmelerininde ele alınırak yapılan incelemelere denir.

bu ne bicim is bu ne bicim duzen bu ne lahana tursusu

<bkz: bu ne bokem hayat>

id

doğuştan vardır ve psişik enerjinin kaynağıdır. ilkel arzular; açlık, su, dışkılama, cinsellik ve ısınma, için temel güdüler id'de saklıdır. freud bebeğinin bunları biyolojik olaak getirdiğine inanırdı ve adına libido derdi. id'nin bilinçli olarak değil bilinç dışı olarak gerçekleştiği varsayılır.